Giriş yapmadınız.

Sayın ziyaretçi, Muhabbet Fedâileri sitesine hoş geldiniz. Eğer buraya ilk ziyaretiniz ise lütfen yardım bölümünü okuyunuz. Böylece bu sitenin nasıl çalıştığı konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşabilirsiniz. Eğer sitenin tüm olanaklarından faydalanmak istiyorsanız, kayıt yaptırmayı düşünmelisiniz. Bunun için kayıt formunu kullanabilir ya da bu bağlantıya giderek kayıt işlemi hakkında daha fazla bilgi alabilirsiniz. Eğer önceden kayıt yaptırdıysanız buradan giriş yapabilirsiniz.

1

13.11.2007, 09:22

Kimseye diyemedim..

Öyle çok pazarlik ettim ki Seninle ey Rabb'im.

Sen çagirinca, kendime ayirdigim vakitlerden çalindigini düsündüm. Ezan okununca, sevdiklerimle geçirdigim zamanlarin azalmasindan korktum. Vakit girince, içim "ciz" etti hep. Odamdan uzaklastim, biraktim isimi, bozdum keyfimi; öylece namaza durdum. Ayak diredim, "az sonra kilsam da olur!" dedim. "Az sonra"larim "çok sonralar"a döndü, geç kaldim, geç kalmaktan utanmadim. Sonunda ayaklarimi sürüye sürüye vardim huzuruna. Pazarligimi vaktin daralmisligini bahane ederek yeniden ileri sürdüm. Kaçiyordu namaz ya; o yüzden çabucak kildim, selam verdim, hemen kalktim, rahatladim.

Oysa rahatligi Sana borçluyum. Agrimayan her bir disim kadar huzur borçluyum Sana.
Damarlarimin her bir noktasinda pihtilasmayan kanim kadar sükûnet borçluyum Sana.
Tenimin kasinmayan her bir noktasi kadar rahatlik borçluyum Sana.
Dislerim agriyacak olsa her biri için harcayacagim zaman Senin.
Kanim pihtilasip damarlarim tikanacak olsa, her defasinda izdirap ve korkuyla geçirecegim saatlerin hepsi Senin.
Tenim her noktasinda yirtilacakmis gibi aciyacak olsa, kendi kendime dar gelecegim huzursuz günler Senin.
Gün oldu; usandim. Sabrimi tükettim; tükendim. Kendimi yontmaya heveslendim.

Benden istedigin zamani çok gördüm. Benden istedigini, benim için istedigini bile bile, huzurunda huzursuz durdum. Fazla buldum namazin rekatlarini; kisaltmak için bahaneler aradim. Günümü delik desik etmeni, isimin arasina kesintiler sokmani, hayatimin ortasina duraklar koymani, uykumu bölmeni lüzumsuz gördüm.

"Beni bana birak!"larla durdum huzuruna; içim baska bir yerlerin türküsünü söylerken, ben seccadende, belki sadece bedenimle, mihli kaldim. Oysa Sen, dileseydin dar edebilirdin zamani bana! Bir uçurumun dibine savrulmus bir arabada çaresizce Sana yalvartiyor olabilirdin beni. Korkulu bir savasin orta yerinde ates ve kan kusan bombalarin altinda günümü de, isimi de, uykumu da, hatta rüyalarimi da delik desik etmelerini takdir edebilirdin.

Düsmeyen bombalar kadar, uçuruma savrulmayan arabalar kadar genislik borçluyum Sana. Içten pazarlikti benimkisi. Öyle içten ki kendime bile söyleyemedim. Gözlerimle birlikte gönlümü de secdene kilitlemeyi çok gördüm. Kendimi sifirlamayi, benligimi hiçe indirgemeyi beceremedim. Ensemde kaderin sicacik nefesini hissedecek o teslimiyetin vadisine inemedim. Acelem vardi; alnimi koydugum gibi kaldirdim seccadeden. Bütün benligimle asagi inemedim. Isim vardi, secdemi isime zaman kazandim. Secdeye kalbimi de sigdirmaya çalismadim. Uykum vardi, secdemi sig birakip uykumu derinlestirdim. Itirafimdir: Bencilligimi de sirtima alip rükûlarda eritemedim. Bedenim egilirken huzurunda, "emrolundugum gibi dosdogru olma"nin agirligini sirtima almayi erteledim. "Sirasi degil!"di; "hele dur; sonra da olur!"du.

En Sevgili'ni bir gecede ihtiyarlatan emri üzerime alinmadim. Sen dileseydin, çocugumun ciliz nabizlarinin esliginde, los ve nesesiz bir yogun bakim odasinda, gözümü de gönlümü de, umutsuzca, çaresizce, ürpertiyle, korkuyla bir monitörün ekranina kilitleyebilirdin. Dileseydin, yeryüzünün sükûnetini bir anda kesip, küçücük bir duvar kipirtisinin gölgesinde, mini mini bir sarsintinin beklentisi içinde saçlarima aklar düsürebilirdin. Içten pazarlik mi denir buna? Sen bilirsin Seninle ettigim pazarligi. Kendime sakladigim ve hatta kendimden de sakladigim sir bu. Dilime bile degdirmekten korktugum, agzima almaktan utandigim öyle bir sir iste. Fisildamasi bile aci veriyor ya...Meselâ, uzayinca Fatiha, uzayinca sûre, heceler sanki özgürlüge giden yolu taslar gibi kestikçe, "bitmez simdi bu namaz!" dedigim çok oldu. Ama içimden. Kimseler duymadi.

Bir Sen duydun beni ey Rabb'im. Sirrimi bir Sen bildin. Kendimi lüzumsuz hissederken seccadenin üzerinde, dudagim anlamina yetisemedigim kelimeler için oynarken, Sen beni söyledigimden fazlasiyla duydun, söyleyemedigimi de, dile getiremedigimi de bildin. Ruhumu alip uzaklara gittigim halde, bir bedenimi biraktigim halde huzurunda, kovmadin beni, yakinliginda tuttun. Itirafimdir; öyle anlatildigi gibi özleyebilmeyi beceremedim henüz namazir30;

"Aradan çikarmaya çalistigim" oldu namazi. Geçistirdim namazi. Bir "sorun"du çözdüm, hallettim. Selam verip sonra yasamaya basladimr30; Yasamayi namazin içinde aramaliydim. Namazi yasamanin içine sizdirmaliydim oysa. Bilemedim. Kafa tuttum, ayak diredim, pazarlik ettim;
ama Sen utandirmadin,
yine yine yine huzuruna aldin beni.
Her secdede rahmetinle oksadin alnimi.
Her rükûda "aferinler" fisildadin gönlüme.
Her vakitte yeni bir sayfanin akligina çagirdin ruhumu.
Yüzüme vurmadin. Azarlamadin. Asagilamadin. Hepten umut kesmedin benden.
Yok saymadin. Utandirmadin.
Pazarlik ettigimi Seninle bir Sen bildin ey Rabb'im.
Kimselere söylemedin.
Sirdasim Sensin, bir Sana açabilirim içimi, bir Senin beni ayiplamandan korkmam.

Ben iste böyleyim; yine "bana ait"lerin hesabindayim.
Baska kime söyleyeyim?
Baska kimin anlayisindan medet umayim?


s.demirci
Ben beni biraktigim zaman, sen beni birakma Yarab! Yunus Emre

duygu

Profesyonel

  • "duygu" bir kadın

Mesajlar: 966

Konum: istanbul

Meslek: ev hanımı

Hobiler: hat ve ebru sanatı, tasarım, araştırmak ve farklılık.ney çalmak

  • Özel mesaj gönder

2

18.11.2007, 03:33

çok güzeldi kardeşim yüreğine sağlık..
selam ve dua ile.
Sus gönlüm...
Seni senden daha iyi bilen, Rabbinin hükmü vuk'u buluncaya kadar sus
...

3

18.11.2007, 13:39

gerçekten çok hoş allah razı olsun

4

18.11.2007, 23:37

ecmain insallah.
Ben beni biraktigim zaman, sen beni birakma Yarab! Yunus Emre

Yer Imleri:

Bu konuyu değerlendir