Giriş yapmadınız.

1

03.01.2008, 11:28

2007 Güçler Dengesi ve (yeni) irtica senaryoları!

2007'ye Derin Bakış



[img:110:140]http://www.aktifhaber.com/images/author/7_b.jpg[/img]

Türkiye'de 2007 yılında zaman hızlı aktı, olaylar çetrefilli ve perdeli cereyan etti. Ama 2007 derin çarpışmaların yaşandığı, belirsizlik ve tedirginliğin hâkim olduğu bir yıldı. Belirsizlikleri ve düğümleri yine vatandaş çözdü. Bütün yönlendirmelere rağmen halkımız oyunlara gelmedi, basiretini konuşturdu.

2007'de aydınlar, yazarlar, gazeteciler derinlerin beklentileri istikametinde yorumlar yaptı. Medya hadiseleri şekillendirme, gündem oluşturma, kamuoyunu yönlendirme çabasındaydı.


2007'nin kazananı halk, demokrasi ve sivil yönetim oldu. Kaybeden militer anlayış, aristokratik-derin zihniyet ve güdümlü medya oldu.


2007, “derin operasyonların”, “karanlık mizansenlerin”, “psikolojik harekâtların” tozu dumanı arasında geçirildi. 2007 dengelerde temel değişimlerin yaşanacağı bir yıldı. Memleketin son yüzyılını bloke eden karanlık güçler millete karşı, milli argümanları bile kullanarak saltanatlarını sürdürme telaşına düştüler. ımtiyazlarını kaybetmemek için her yolu kullandılar. Gelişmelere, yaşanacak değişimlere kendi renklerini vermeyi denediler. Korkular ürettiler. Kaos ve karışıklık senaryolarını icraya koydular. Toplumu maniple etmek için ellerindeki bütün araçları devreye soktular.



Ne var ki oyunları, planları istedikleri gibi yürümedi. Operasyonel hatalar yaptılar. Senaryoların icrasında kimi kazalar yaşandı. Millet, bu derin odakların karanlık niyetlerinin farkına vardı. Devletçi söylemlere, silah üzerine yeminlere, vatan-millet hamasetiyle konuşmalara rağmen, her kirli işin altından “derin piyonlar” çıktı. Vatandaş bunların mürai, kirli yüzünü gördü. Provokasyonlarına itibar etmedi, sokağa dökülmedi. Komplolara, etnik ve mezhepsel kışkırtmalara prim vermedi. Ülkeyi bloke etme, kaos oluşturma, bulanık suda avlanma heveslerine fırsat vermedi. Vatandaş sükunetini koruyarak sandığa gitti ve iradesini ortaya koyarak oyunları bozdu.


2007 yılında icraya konan bütün senaryolar, derinlerin rağmına bir cumhurbaşkanı seçilmemesi içindi. Bu nedenle akıl almaz yöntemlerle, sonradan icat kurallarla cumhurbaşkanlığı sürecini sabote ettiler, ülkeyi gerdiler. TSK'yı da bu karanlık oyunun içine çekerek politikleştirdiler. Muhtıra verdirerek gerilimin tarafı haline getirdiler, orduyu yıprattılar. Ama projeleri akamete uğradı. Hem genel seçimler hem de cumhurbaşkanlığı seçimi kendilerini “devletin sahibi”, “ülkenin efendisi” gören azgın azınlığa rağmen tecelli etti. AKP bütün gri propagandalara rağmen güçlenerek geldi. Gül bütün engellemelere rağmen cumhurbaşkanı seçildi.



Muhtıra öncesi ABD, hükümeti gözden çıkarmış, bu derin odakların operasyonlarına yeşil ışık yakmıştı. ABD de konuşlanmış, Neo-Conlar'ca muteber bazı gazeteciler bu durumu derinlere rapor ettiler. Ancak muhtırayı hükümet yemeyince, ABD tornistan yaptı, pragmatist bir tavırla yüzünü hükümete döndü.

Genel seçimler yapılmış, Cumhurbaşkanı seçilmişti; bundan sonra rahat olabilir miydik? Bu karanlık odaklar yenilgiyi kabul edip köşelerine çekilir miydi, ülke huzura kavuşur muydu?



Ülkede ki güç dengelerini ve kurulu düzenin mentalitesini bilenler bu soruya hiç tereddütsüz “asla!” cevabını vereceklerdir. Cumhurbaşkanı seçilse, hükümet son 50 yılın en yüksek oyunu alarak gelse de; memleketin sinirlerine çökmüş, 100 yıldır ensemizde boza pişirenler bu sonucu teslimiyetle sineye çek-me-yeceklerdi. Sallanan saltanatlarını ayakta tutabilmek için en profesyonel yalanlarla desteklenmiş, en yeni karanlık senaryoları devreye sokmaya çalışacaklardır.


ıttihatçıların ihtilaliyle ülkedeki dengeleri ele geçiren ve 100 yıldır, tehdit şantaj, provokasyon vs bütün bel altı yöntemlerle milleti inleten, ezen bu zihniyet elbette pes etmeyecekti. Batı karşıtı söylemlerine ve milli-ci tutumlarına rağmen dışarıdan beslenen (1950'lere kadar ıngiltere, 1950'lerden sonra ABD güdümüne giren)[1] bu derin ve karanlık odaklar seçimlerden sonra yöntem değiştirdiler ve sivil güçleri devre dışı bırakmak için yeniden harekete geçtiler.



Bu defa ki argüman terördü. Bir yerden düğmeye basılmışçasına terör olayları artmaya, minibüsler- kamyonlar dolusu patlayıcılar en merkezi yerlerde dolaşmaya başladı. Can çekişen, tarihinin en zayıf dönemini yaşayan PKK terör örgütü birden canlandı ve şehitler almaya başladı. Karakollar basılıyor, Çin işkencesi misali her gün Anadolu'nun dört bir tarafına şehitler gönderiliyordu. Anadolu şehitlerine ağlarken malum medya ve güdümlü piyonlar, milletin milli duygularını ajite etmeye, yaralı yürekleri kanatacak manşetler atmaya başladılar. Psikolojik harekat araçlarıyla hücuma geçildi ve vatandaşın tansiyonu yükseltildi. şehit cenazeleriyle kabartılan hissiyat Güneydoğulu insanlarımıza yönlendirildi. Kürt vatandaşlarımızın araçları durduruldu, işyerleri basıldı. Milli duygular galeyan sınırına getirildi, G. Doğu'lu insanlar tedirgin edildi. Teröre tepki Kürtlere tepki haline getirilmiş, provokasyona, ateşlemeye hazır elektrikli bir ortam oluşturulmuştu. Gerilen hava üzerine K. Irak'a müdahaleyi gündeme getirdiler. Maksat hükümeti sıkıştırmak, müdahale üzerinden bir Kürt-Türk çatışması çıkarmaktı. ıç kamuoyu müdahalenin çözüm olduğuna inandırıldı.


Daha operasyon konuşulurken dış basın tehditler savurmaya Türkiye'yi işgalci ilan etmeye başlamıştı. ışte tam bu esnada hükümet ve sivil yetkililer dengeleri çok iyi kollayan, basiretli politikalar geliştirdiler. Ülkenin bir maceraya girmesini engelleyecek, ama vatandaşında tansiyonunu düşürecek kararlara imza attılar. Hükümet tezkereyi çıkarttı, ancak askere vermedi. Kabartılmış duyguların sükunete ermesini, tansiyonun düşmesini bekledi. Bu arada dünyaya haklılığını gösterecek atraksiyonlar yaptı. Diplomasinin gücünü kullandı. K. Iraklı Kürtlerin endişelerini izale edecek adımlar attı.

2007 sonlarına doğru tansiyon düştü. Karakol baskınları, şehit vermeler sorgulanmaya başlamıştı ki, hükümet tezkereyi askere verdi. Bu arada derin odaklar terör kartının, kendi sorgulanmalarını hızlandırdığını fark ettiler. Terör üzerinden psikolojik harekat yürütme seçeneğini terk ettiler.


Son hava operasyonları ABD'nin teknik desteği ile yürütülmektedir. Bu operasyonlar, asker, hükümet, ABD hatta PKK açısından verimli olmuştur. AKP operasyonu siyasi başarıya dönüştürdü. Asker verilen şehitler üzerine başlayan sorgulamaları operasyonla lehine çevirerek puan topladı. ABD misyonu bitmiş, zaten tasfiye edeceği PKK'nın (boş) kamplarının vurulmasına destek olarak Türk kamuoyunun gönlünü aldı. K. Irak'a girdik vurduk yaktık yıktık haberleriyle kamuoyu teskin edildi ve bu süreç tamamlandı. Ülkenin zamansız bir maceraya sürüklenmesi engellendi. Operasyonun gerçek sonuçları, örgütün ne kadar yara aldığı daha sonra görülecektir.

Cumhurbaşkanlığı kelesini kaybeden, muhtıraları tutmayan, PH'ları sonuçsuz kalan derin odaklar 2007 içinde istediklerini elde edemediler. Hatta istediklerinin hiç birini elde edemediler. Bilakis sorgulanır hale geldiler, güven kaybına uğradılar.


Ama bunların duracağına, uslanacağına ihtimal vermeyin. Yeni, farklı tezgâhlar kurgulamaya devam edecek, pes etmeyeceklerdir. Ortamı germek, suyu bulandırmak için çabalayacaklardır.

2008'in derin gündeminin “irtica” olacağı anlaşılmaktadır. Yeni taktiklerle güçlendirilmiş irtica kartıyla hükümet sıkıştırılacaktır.

2008 yılında da azgın azınlığın göbeğini kaşıyan adamlara karşı saltanatını koruma mücadelesi devam edecektir.



Yeni yıl hangi derin operasyonlara, psikolojik harekatlara gebe kim bilir?




http://www.aktifhaber.com/author_article_detail.php?id=3573

2

03.01.2008, 17:53

Herkesin ince hesaplarının üstünde, sabredenlerle beraber olan Allah'ın hesabı vardır. Ve her zaman Allah'ın dediği olur.

Ümitvar olunuz! şu istibal inkılabı içerisinde en yüksek gür sada gür sada ıslam'ın sadası olacaktır!

Yer Imleri:

Bu konuyu değerlendir