You are not logged in.

1

Tuesday, September 27th 2016, 9:28am

Tiger

Zamanlardan bir zamanda, devirlerden bir devirde, bir ülkenin bir köyünde, bir kadın oğlan
doğurdu. Siyah saçlı, siyah gözlü bu çocuğun ismini Tiger koydular. Bakalım
gelecek günler bu çocuktan neler bekler?

Tiger yedi - on beş yaşları arasında çobanlık yaptı. Kimse için kötülük düşünmeyen, iyi niyetli,
temiz yürekli bir çocuktu. Günleri dağlarda, ovalarda koyun sürüsü peşinde
geçip gidiyordu. Çok seviyordu koyun gütmeyi. Sürüsündeki her koyunun ismini
biliyordu. Bu isimleri kendisi koyuyordu. İsimlerin hepsi çiçek isimleriydi:
Papatya, sümbül, menekşe, karanfil...

Tiger koyunlardan sonra en çok çiçekleri seviyordu. Diğer çobanlar gibi kaval çalmaz,
koyunlar otlarken çevreden çiçek toplardı. Bu çiçekleri eve dönünce annesine
armağan ederdi. Annesi de çiçekleri toprak vazolara koyar, vazolardaki
çiçekleri her gün sulardı. Bu yüzden Tigerlerin evi çiçek bahçesine dönmüştü.

Günlerden bir gün Tigerlerin komşusuna bir akrabaları ziyarete geldi. Bu adam o ülkenin
başkentinde yaşıyor ve çiçek ticaretiyle meşgul oluyordu. Aynı zamanda saray
çiçekçibaşısıydı. Çok zengindi. Başkentte dört tane çiçekçi dünkanına sahipti.
İnsan bu kadar çiçeklerle içiçeyken ziyarete gittiği evin komşusunun oğlunun
çiçekleri çok sevdiğini duyunca onunla tanışmadan durabilir mi?

Çiçekçi, Tiger'in çiçek sevgisine, çiçek bilgisine hayran kaldı.

" Belki de bu çocuk, bu kuş uçmaz kervan geçmez köyden başka yerde örneğin bir büyük
şehirde dünyaya gelseydi garanti saraya çiçekçibaşı olurdu, " diye
düşündü. Çiçekçi, Tiger ile annesini başkente götürdü. Onları oldukça geniş
bahçesi olan bir eve yerleştirdi. Tiger'e dükkanlarından birinde iş verdi.
Tiger ustasından kısa zamanda çiçekçilik mesleğini öğrendi. Çiçekler hakkında
bildiklerini yeni bilgilerle geliştirdi. Evlerinin bahçesinde çeşitli çiçek
türleri yetiştirmeye başladı. Zamanla ünü ülkenin dört bir yanına yayıldı.

Kral bir gün bu çiçek bahçesini görmeye geldi. Nutku tutuldu, büyülendi sanki. Çiçekler o
kadar güzeldi ki? Çiçeklerin güzelliğini hakkını vererek övmek istedi. Düşündü.
Düşündü. Şaheser, inanılmaz güzellikte, hayranlık duyulacak... Hayır, hayır.
Bilinen hiçbir kelime veya deyim bu çiçekleri övmek için, yeterli olamazdı. Bu
çiçekleri yetiştirmeyi başaran kişi de bir kenarda kalamazdı. Kral, Tiger'e
saray çiçekçibaşısı atandığını söyledi ve onu saraya götürdü. Görevden
alındığını öğrenen eski çiçekçibaşı itiraz etmek istedi. Fakat bütün çabası
boşuna oldu. Kendisini zorla saray dışına çıkardılar.

Tiger tam altı yıl çiçekçibaşı olarak görev yaptı. Her yıl ülke çapında en güzel çiçek
yarışması düzenledi. Bu yarışmaların hepsinde ilk on sırayı Tiger'in çiçekleri
paylaşıyordu. Tiger tek seçiciydi ve ilk on sıra dışında kalanlar eleniyordu.

Altıncı yıl sonunda kral yaşlandığını öne sürerek görevine devam etmeyeceğini açıkladı.
Yeni kral seçimi için, tek seçici olarak Tiger'i görevlendirdi. Sonrasını
tahmin etmek zor değil: Tiger kendi kendini kral seçti. Eski kral krallığını
Tiger'e bıraktıktan sonra saraydan çok uzaklarda yaptırmış bulunduğu çiftliğe
çekilerek sakin bir yaşam sürmeye başladı.

Tiger'in elinde yönetmesi gereken koskoca bir ülke vardı ve o bu şansını sonuna kadar
kullanmasını bildi. Ülke için faydalı birçok işler başardı başarmasına da
halkın büyük çoğunluğu ekmeklerinden koparılarak gerçekleştirilen ve esas faydası gelecek
nesillere dokunacak olan projelere memnun kalmayan, öfke dolu bakışlarla
baktılar. Tiger halktan yükselen feryatlara kulaklarını tıkadı, duymamazlıktan
geldi, doğru bildiği yoldan milim şaşmadı.


SON


Serdar Yıldırım

Rate this thread