You are not logged in.

Search results

Search results 1-20 of 49.

Thursday, December 26th 2019, 8:20pm

Author: Serdar Yıldırım

Karagöz İle Hacivat Konuşmaları 3

KARAGÖZ İLE HACİVAT: İŞKEMBE ÇORBASI Hacivat evden çıkar, bir koşu gidip Karagöz'ün evinin kapısını çalar. Karagöz kapıyı açar. Hacivat: " Karagözüm, koş, hanım işkembe çorbası pişirdi. " Karagöz: " Hanım işkence çorbası mı pişirdi? " Hacivat: " İşkencenin çorbası mı olurmuş? İşkembe çorbası: Bol sirkeli, sarımsaklı. " Karagöz: " Beni evine götürüp işkence mi yapacaksın? " Hacivat: " Aman Karagözüm, ne işkencesi? Seni çorba içmeye çağırdım. " Karagöz: " Demek bana işkence yapmaya kararlısın? Sen...

Saturday, February 3rd 2018, 4:07pm

Author: Serdar Yıldırım

Çağdaş Hikayeler

KRAL PORTAKAL ÇARLİ Portakal bahçesinin kralı Çarli hava kararmaya başladığında sessizce ağaçtan aşağı süzüldü. Bir ağacın altına gidip toprağı çapalamaya başladı. Aradan yarım saat geçmeden portakalların hepsi aşağı inmiş ve işe koyulmuş olacaktı. Bir gece devriye komutanı, Çarli’nin yanına geldi. Çarli doğrulurken çapasını yere attı ve gülümseyerek sordu: “ Evet komutan, haberler nasıl? “ Komutan: “ Efendim, dedi, istilacı ısırgan otları sınıra çok yaklaştılar. Isırganların başı, portakal bahç...

Saturday, February 3rd 2018, 4:05pm

Author: Serdar Yıldırım

Çağdaş Hikayeler

ÇÖP TENEKESİ Ben bir çöp tenekesiyim Çöpü bana at sevineyim Yerde bir tek çöp göreyim İster misiniz üzüleyim Benim adım çöp tenekesi Kulağını aç duy bu sesi Yerleri temiz tutmaya Davet ederim herkesi İşte yeni bir gün başlıyor. Bugün yine güzel bir gün olacağa benzer. Her taraf pırıl pırıl, her taraf yemyeşil. Ben parkın ortasında bulunan büyük bir havuzun yanında bulunuyorum. Yan tarafımda oturacak yerler var. Daha ilerde ağaçlar var, çiçekler var, çocuklar için salıncaklar var. Tanıtım için bu...

Sunday, October 1st 2017, 5:39pm

Author: Serdar Yıldırım

Horoz Kahraman İle Vahşi Kediler

Anne tavuk akşamüstü civcivlerini topluyordu: “ Gelin bakalım, gelin, civcivlerim benim. Koşun yanıma, gelin, toplanın şöyle. Aaa…Ama siz dört tanesiniz, beş tane olmanız lazımdı. Biriniz eksik. Kardeşiniz nerede, gören olmadı mı? “ “ Ben görmedim. “ “ Ben görmedim. “ “ Ben de görmedim. “ “ Ben gördüm. “ “ Sen gördün mü? Nerede gördün, çabuk söyle? “ “ Bir saat kadar önceydi. Kardeşim ilerdeki şu ağacın altında eşiniyordu. Sonra yanına bir kedi geldi. Kediyle kardeşim bir süre konuştular. Daha s...

Sunday, October 1st 2017, 5:31pm

Author: Serdar Yıldırım

Yakışıklı Geyik

Tibet munçağının Hani adında bir papağanı vardı. Munçak, Hani’yi satmak istiyordu fakat kimse Hani’yi almaya yanaşmıyordu. İşte, az önce tavşanın biri Hani’yi satın almak istemiş ama Hani olur olmaz yerde söze karışarak bu satışı engellemişti. Tavşan gittikten sonra, onların arasında şu konuşma geçti: “ Kızma be Munçak..Ne olmuş yani iki çift de söz biz ettiysek. Ben sadece kendimi tanıtmaya çalıştım. Bunun için çeşitli konularda fikir ileri sürüp, yorum yaptım. Kime ne zararı var benim fikirler...

Saturday, November 19th 2016, 5:10pm

Author: Serdar Yıldırım

Sesli Hikayeler

Ot Yiyen Kaplan https://youtu.be/OxZlfK_vCoo Bücür Zürafa https://youtu.be/Ti1ZnsnZzgo Kurbağacık https://youtu.be/ofTBb3U-2Hk Keloğlan İle Nasreddin Hoca https://youtu.be/EEkW0Vq5ax0 Anne Güvercin https://youtu.be/yrndr6WjeoU Timsah Kıkı İle Hacer https://youtu.be/UN7lUR73uh4 Keloğlan Düdük Helva https://youtu.be/tcJP_-tbmD8 Zavallı Çoban https://youtu.be/TjPaJ56XdsA Şampiyon Ördek https://youtu.be/FRwDIkK6y0A Cengiz Hanın Hazinesi https://youtu.be/yiPzdIT3hjE

Thursday, October 20th 2016, 10:23pm

Author: Serdar Yıldırım

Titrek Tavşan

Ormanda her gün kurulmakta olan tavşanlar pazarı, havanın kararmasıyla birlikte, dağılıyordu. Sergisini toplayan tavşan pazar yerini terk edip gidiyordu. Vakit geç olup da pazar yerinde tavşan kalmayınca bir tavşan pazara gelirdi. Sırtında boş çuvalıyla ve bu boş çuval tezgâh altlarında kalmış, kıyıya köşeye atılmış, satılmamış havuçlarla ve bazı yiyeceklerle dolacaktı. Daima gölgelerden, acaba bir gören olur mu korkusuyla, yorgun ve titrek adımlarla. İşte, bu tavşan yoksul, yetim, garip bir tav...

Thursday, October 20th 2016, 10:20pm

Author: Serdar Yıldırım

Robot Kartal

Profesör Jack Stingo üniversitedeki görevinden arta kalan zamanlarda laboratuvar haline getirdiği evinin bodrum katında çeşitli deneyler yapıyor, yeni buluşlar gerçekleştirmeye çalışıyordu. Son birkaç yıldır bütün dikkatini robot kartal yapımına vermiş ve çalışmalarını bu yönde yoğunlaştırmıştı. Gerçi şimdiye kadar iki robot kartal yapmış ve bunları şehrin varoşlarındaki evinin geniş bahçesinde uzaktan kumanda ederek uçurmuştu, ama onun asıl amacı bu değildi. Profesör Jack Stingo sıranın son de...

Thursday, October 20th 2016, 10:16pm

Author: Serdar Yıldırım

Odun Yarıcı

Bugün günlerden ne acaba? Dün ağustos ayına girdik. Bugün ayın ikisi, hafta ortası falan olsa gerek. Her neyseçarşamba veya perşembe ne fark eder? Hava da çok sıcak. Boğucu bir sıcaklık var. Ter içinde kalmışım. Biraz daha gezeyim sonra dinlenirim. Zaten vakit de öğleni geçeli bir saat oluyor. Bugün de iş çıkmayacak galiba. Üç dört gün önce yarım araba odun kesmiştim. O zamandan bu yana boşa dolaşıyorum ya neyse. Gezmeden, dolaşmadan da olmuyor ki. Kim bilecek benim evi de gelecek, “ Hasan Usta,...

Thursday, October 20th 2016, 10:15pm

Author: Serdar Yıldırım

Cici Kuş

Ormanda yaşamakta olan binlerce bülbül ve kanarya aralarında çıkan tartışmalara bir türlü engel olamayarak yollarını ayırmışlar, ormanın bir tarafında bülbüller, diğer tarafında kanaryalar yaşamaya başlamıştı. Sadece bir bülbül yuvasını terk etmemiş, kanaryalar arasında kalmıştı. İşte, bu bülbül cici kuştu. Yavru bir kanarya bülbüller tarafına geçince yakalandı ve kafese kapatıldı. Olayı öğrenen kanaryalar elçi göndererek, özür dileyip, yavru kanaryayı geri isteyeceklerdi. Fakat hiçbir kanarya b...

Thursday, October 20th 2016, 10:12pm

Author: Serdar Yıldırım

Kurbağacık

Ormanlık bir bölgede bulunan bir su birikintisinde yaşamakta olan kurbağacık hiç arkadaşı olmadığından yakınıyordu. Bu kurbağacık vaktinin çoğunu su birikintisinde yüzerek geçiriyor, bazen de sudan çıkıp, çimenlerin üstünde zıplayarak geziniyordu. Her gün bir önceki günün tıpatıp benzeriydi.Her gün aynı şey, hep aynı şeyler. Bitmek tükenmek bilmeyen bir tekdüzelik kurbağacığı canından bezdirmişti. Kurbağacık bir gün kızdı kendine: “ Sanki bütün ömrünü bu su birikintisinde geçirmeye pek meraklıs...

Thursday, October 20th 2016, 10:09pm

Author: Serdar Yıldırım

Fatoşun Bebeği

Fatoş, annesiyle birlikte alışverişe çıkmıştı. Oyuncak satan mağazanın yakınına geldiklerinde, Fatoş: “ Anneciğim, sınıfımı geçince bana alacağın oyuncak bebeği görmek istiyorum “ dedi. “ Onu ne kadar sevdiğimi bilemezsin, anneciğim. O çok şirin, çok tatlı bir bebek. O bebek mutlaka benim olmalı. Sınıfımı geçince o bebeği bana alacaksın, değil mi anneciğim?..” Bunun üzerine annesi: “ Tabii kızım.“ dedi.“ Sen yeter ki, sınıfını geç. Karneni aldığın gün, o bebeği sana alacağım.” Biraz sonra Fatoş...

Tuesday, September 27th 2016, 9:31am

Author: Serdar Yıldırım

Bosnalı - Tarihi Hikaye

Doğma, büyüme Bosnalıydı. On sekizinde Yeniçeri Ocağı'na girmiş, birçok sefere katılmıştı. Cesaret ve atılganlıkta üstüne yoktu. Ayrıca çok iyi ok atardı. Yerden bir buçuk metre yükseğe bir testi diker, beş adım sayar, aynı yükseklikte ve aynı hizada bir testi daha diker. Otuz adım sayar. Döner. İki testi ile kendi bir çizgi gibi olur, arkadaki testiyi görmeyecek şekilde. Ok ve yayını alır. Bir okta iki testiyi kırardı. Bunu başka başaran olmazdı. Köyünden bir kızla evlendi. Zamanla iki oğul, üç...

Tuesday, September 27th 2016, 9:28am

Author: Serdar Yıldırım

Tiger

Zamanlardan bir zamanda, devirlerden bir devirde, bir ülkenin bir köyünde, bir kadın oğlan doğurdu. Siyah saçlı, siyah gözlü bu çocuğun ismini Tiger koydular. Bakalım gelecek günler bu çocuktan neler bekler? Tiger yedi - on beş yaşları arasında çobanlık yaptı. Kimse için kötülük düşünmeyen, iyi niyetli, temiz yürekli bir çocuktu. Günleri dağlarda, ovalarda koyun sürüsü peşinde geçip gidiyordu. Çok seviyordu koyun gütmeyi. Sürüsündeki her koyunun ismini biliyordu. Bu isimleri kendisi koyuyordu. İ...

Tuesday, September 27th 2016, 9:26am

Author: Serdar Yıldırım

İki Dinazor Kardeş

Zamanımızdan bir milyon yıl önce yeryüzündeki dinazorlar çağında iki dinazor kardeş yaşıyordu. Bu iki dinazor kardeş ot yiyerek besleniyordu. Her zaman birlikte gezerler, birlikte dolaşırlardı. Günleri çok sakin ve olaysız geçiyordu. Günlerden bir gün iki dinazor kardeş gezerken, gökyüzünde yuvarlak ve ışık saçan bir cisim gördüler. İlk anda bunu bir yıldız veya dünyaya düşen bir göktaşı sandılar. Yıldızlar gündüz görünmezlerdi ve bu bir göktaşı olsa dünyaya düşmesi gerekirdi. Hiçbir göktaşı sağ...

Friday, September 16th 2016, 5:05pm

Author: Serdar Yıldırım

Şampiyon Ördek -Yazan Ve Okuyan: Serdar Yıldırım

ŞAMPİYON ÖRDEK Yazan ve Okuyan: SERDAR YILDIRIM https://youtu.be/wKc4q3sav_8

Saturday, May 16th 2015, 2:12pm

Author: Serdar Yıldırım

İnsan Yiyen Bitki

Güneş Otel sahibi Ali Bulut otelin bahçesine büyük bir sera yaptırmış ve bu serada tropikal bitkiler yetiştiriyordu. Afrika’dan getirilen et yiyen bir bitki vardı ki, Ali Bulut, onun dört yıldır bir santim bile büyümediğinden yakınırdı. Et yiyordu, balık yiyordu ama hiç büyümüyordu. Aslında bitkinin büyümesi gerekti ve büyüyordu. Hem öylesine büyümüştü ki, boyu yirmi metreyi geçmişti ama Ali Bulut bunu görememişti. Bitki yukarı değil, aşağı boy atıyordu. Gövde toprak altındaydı. Görünen beyindi....

Sunday, October 12th 2014, 9:44pm

Author: Serdar Yıldırım

Oğlak İle Kartal

Bursa Hayvanat Bahçesi’nde kartallar için ayrılan yer çok büyüktü. Buradaki kartallar, tel örgülerle çevrili, yüksek yerde uçup duruyordu. Yorulanlar ise, kayaların üstünde oturuyordu. Pek çoğu yarını bekliyordu. Genç kartal Pena, yarın bekleme bahsini çoktan geçmiş, bugünü değerlendirme çabası içine girmişti. Tellerin yukarıdaki kayalara monte edildiği yerde kaçıp gidebileceği bir gedik açmıştı. Buradan kurtulup zengin olma düşüncesindeydi. Akıllıydı, zekiydi ama ikna kabiliyeti azdı. Diğer ka...

Sunday, October 12th 2014, 9:42pm

Author: Serdar Yıldırım

Dev Hamsi

Yavru hamsi annesi ile birlikte Karadeniz’de yaşıyormuş. Onlar sık sık deniz yüzeyine çıkıp etrafı seyrediyorlarmış. Yavru hamsi annesini sorduğu sorularla bunaltıyormuş: “ Anne, bu dünya niye var? Sen neden varsın? Ben neden varım? Bu deniz niye dalgalı? Neden büyük balıklar küçük balıkları yiyor? “ Annesi yavru hamsinin sorduğu sorulara bir cevap bulamazken, yavru hamsi bir soru daha sormuş: “ Anne, sen anne olmuşsun ama neden az büyümüşsün? Pek çok balığın yavrusu senden büyük. “ Bunun üzeri...

Sunday, October 12th 2014, 9:41pm

Author: Serdar Yıldırım

Boksör Kanguru Das

Avustralya Kıtası’nda pek çok kanguru yaşarmış. Bazı zamanlar kanguruların sayısının dört milyonu bulduğu olurmuş. Ormanda, dağda, bayırda, çölde nereye baksan kanguru görürmüşsün. Kangurular, denizin ortasında büyük bir ada olan Avustralya Kıtası’nda öylesine çoğalmışlar ki, bu durum bazı genç kanguruları yeni yaşam sahaları aramaya yönlendirmiş. İşte bu genç kangurulardan biri de Das’mış. Das’ın yakında bir gemiye binerek Kanada’ya gideceği haberi kangurular arasında hızla yayılmış. Das’ın ik...