You are not logged in.

-»(¯`v´¯)-»Muhabbet Fedaileri artık "Tapatalk" ile cebinizde...-»(¯`v´¯)-»
iPhone veya Android tabanlı cep telefonu kullanıyorsanız, AppStore / Market üzerinden "TAPATALK" uygulamasını indirip kurduktan sonra çalıştırın ve "Muhabbet Fedaileri" diye aratın. Tapatalk ile Muhabbet Fedaileri Forum artık cebinizde...

Dear visitor, welcome to Muhabbet Fedâileri. If this is your first visit here, please read the Help. It explains in detail how this page works. To use all features of this page, you should consider registering. Please use the registration form, to register here or read more information about the registration process. If you are already registered, please login here.

1

Monday, March 16th 2009, 1:33pm

Dua ıle Su Kristallerinin Değişimi

forumda var mi bilmiyorum ama paylasmak istedim. resimleri yükleyemedim malesef....kopyalayip yapistirdim ama olmadi...

Dua ile Su Kristallerinin Değişimi...

Dua öyle bir güçlü bir vesiledir ki, hastalıkları iyileştirir, suyu dahi halden hale sokabilir. Bu konuda Japon Bilim adamı Prof.Dr.Masaru Emoto’nun su üzerine yaptığı bir araştırma son derece ilginç yeni bilgiler sunuyor bize.. Yaptığı araştırmanın verilerine göre, “The message of the water” isimli kitabında, “Su, cansız bir madde değil; canlı ve duyguları algılayan kristallerden oluşmaktadır. Su çevresinden pozitif ve negatif bilgileri alır ve ona göre tepki verir.”diyor Prof.Emoto.



“Emoto, üç yıl kadar önce mikroskopla yaptığı araştırmalarda, donmuş su kristallerinin dış tesirler karşısında çok değişik şekillerde reaksiyon gösterdiğini keşfetti. Bu araştırmalara göre su kristalleri, dış çevre tesirlerinin yanı sıra, müzik, söz ve kavramlara da tepki veriyor.

Emoto, on iki yıl süren çalışmaları ve yaptığı on binlerce deney neticesinde, suyun sadece iyi ve kötü bilgileri, müzik ve sözleri değil, hisleri ve şuuru da kaydettiğini ortaya çıkardı.

Çekilen kristal fotoğraflarında suyun verdiği mesaj çok açık; sevgi ve minnettarlık gibi duygular fıtrat tarafından tasvip görmüştür. Yani sevgi ve minnettarlık, fıtratın özüdür. Su, ne kadar sevgi, duygu ve âhenk dolu söz ve musikî ile karşılaşırsa; altıgen kristal yapısı da o kadar güzel ve düzgün olmaktadır. Meselâ çekilen fotoğrafların birinde suyun yanında "şeytan" dendiğinde, kristaller kaotik bir biçime girerken, diğerinde de güzel sözlerle dua edildiğinde, suda, berrak ve estetik yapısı ile mükemmel bir altıgen ortaya çıkıyor. Emoto, bu çalışmalarıyla görünmeyen bir ruh âleminin varlığına da işaret ediyor.


DUA EDıLEN DU KRıSTALLERı :









SU KRıSTALLERıNıN DUA EDıLMEDEN ÖNCEKı HALLERı :





Emoto’nun ekibi su moleküllerinin insan sözünün içeriğinden nasıl etkilendiğini görmek için Fujiwara Barajından topladıkları suya da dua okumuşlar. Su kristalinin duadan önceki biçimi ile duadan sonraki biçimi arasında belirgin bir farklılık gözlemlemişler.

Emoto, araştırmasıyla suyun sadece hâfızasının ve bilgi taşıyıcı özelliğinin olmadığını, aynı zamanda kâinatın dilini ve gerçek sevgi titreşimini de yansıttığını ispatlamaktadır. Meselâ iki kavanozun içine haşlanmış pirinç konuyor. Birine “teşekkür” , diğerine “aptal” yazılıyor. Bir ay boyunca bu sözler bu şişelere söyleniyor. Netice çok enteresan: "Aptal" denen kavanozun içindeki pirinçler siyahlaşıyor ve kavanozdan çok kötü koku çıkıyor. Diğerinde ise; pirinç beyaz kalıp, hoş bir koku yayılıyor. Bu da gösteriyor ki, kötü ve iyi sözler, su ve pirincin üzerinde tesirli oluyor. Öyleyse Allah'ın nimet ve ihsanlarına karşı, zikir, fikir ve şükür vesilemizi hiç unutmamamız gerekiyor. Bilhassa Bismillahirrahmanirrahim ile Elhamdülillah gibi son derece basit ve etkili duaları hiç unutmamalıyız..

Başlangıçta söylenen bir söz var ve bu söz, önce maddî bir titreşime, şekil oluşturan bir sese dönüşüyor. Ve sonra tekrar belli bir bilgi haline geliyor. Su böyle frekansları en açık bir şekilde ispatlanabilir olarak çeken bir maddedir. Su kristallerinin şekli, dünyanın nasıl bir durumda olduğunu gösteriyor. Meselâ; Berlin, Londra veya Paris'teki klorlu çeşme sularının dejenere olmuş kristal yapılarına karşılık; temiz kaynak suları estetik ve çok ince dizayn edilmiş altıgen yapılar göstermektedir. Bu geometrik şekil tabiattaki bütün hayat olaylarının temel biçimini oluşturuyor. Heavy-metal müzik ve küfür sözlerinin aksettiği suyun kristal yapısı, yapılan deneylerde tamamen parçalanıp dağılarak eski kristal formları binlerce parçaya bölünüyor. Vücudumuzun % 70 gibi büyük bir kısmının sudan oluşması gerçeği de, bizim, diğer insanların ve tabiatla olan münasebetlerimize dikkat etmemiz gerektiğini ortaya koyuyor.

Su Kristalleri adlı kitabında suyu çeşitli yönlerden ele alan Prof. Emoto, çalışmalarının ilmî temelini oluştururken, din gerçeğini de göz ardı etmiyor. "21. yy'da en önemli olayın ilimle dinin yeniden buluşması olacağını düşünüyorum. Eğer din olmasaydı insan aptallaşacak, modern ilim de hiçbir zaman ortaya çıkmayacaktı." diyor.





Hislerin,sözlerin SU'ya yansıması
Su kristalleri ve Su'daki mucizeDerleyen:Uğur ÖCAL
Birbirimize söylediğimiz sözlerin,kelimelerin üzerimizde yarattığı tesirlere açıklık getirmesi amacıyla sizleri ilgimi çeken bir konuda bilgilendirmek istedim.9 Ekim 2005 tarihli Hürriyet gazetesinin Bursa ekinde okuduğum bir makalede, Japon bir bilim adamının yaptığı çok ilginç bir araştırma sonucundan bahsediyordu. Burada SU ya söylediğiniz kelimelerden etkilenen su moleküllerinden sözediliyordu.Hemen not aldım ve araştırmaya başladım. Ulaştığım web sayfalarında Dr.Masaru EMOTO suya "Love and Thanks" "sevgi ve şükran" hislerini gönderiyor ve su kristallerini inceliyor ve bunları fotoğraflıyordu. Aynı şekilde suya "nefret" hislerini yönlendiriyor ve onları da fotoğraflıyordu. Bu benim hayatımda duyduğum en güzel bilgilerden birisiydi. Aşağıda gördüğünüz fotoğraflar bu şekilde çekilmiş fotoğraflardır.Soldaki fotoğrafta SU ya Sevgi ve şükran hislerinizle baktığınızda, söylediğinizde oluşan su kristallerinin şekli, sağdaki ise kaotik yapı ise, nefret hisleriyle oluşan su kristallerinin şekli görülmekte. Burada SU ya "Beni hasta ediyorsun, Seni öldüreceğim" cümleleri söylenmiş.



Water crystal of water that was exposed
to a label 'Love & Thanks'



Water crystal of water that was exposed
to a label 'You Make Me Sick. I Will Kill You'


Üst Foto Kaynak: http://www.thank-water.net/english/index-urgent2.htmAşağıdaki resimlerde ise Fujiwara barajından alınmış suyun "dua edilmeden önceki" hali solda, ve üzerine "dua edildikten sonraki" hali sağ taraftaki resimle verilmiş.
Frozen water from Fujiwara Dam before [L] and after [R] a prayer



Üst Foto Kaynak: http://www.holisticnetworker.com/messages/ Benzer şekilde aşağıdaki resimlerde de dinletilen müziklerden sonra arıtılmış sudaki kristal değişimi görülmekte. Soldaki resimde "KLASıK MÜZıK" dinletilmiş bir su, sağdaki resimde ise "HEAVY METAL" müzik dinletilen bir su kristali görülüyor.
Distilled water exposed to Enya's "Gaia Symphony #1"
[L] and to heavy metal music [R]



Üst Foto Kaynak: http://www.holisticnetworker.com/messages/ Aşağıdaki fotoğraflarda ise arıtılmış suya Japonca "RUH / CAN" kelimeleri söylenmiş bir su kristali, sağdaki ise Japonca "şEYTAN" kelimesinin karşılığının söylendiği durumdaki bir su kristali .
Distilled water labeled with the Japanese word
"soul" [L] and the Japanese word "demon" [R]



Üst Foto Kaynak: http://www.holisticnetworker.com/messages/Daha çeşitli fotoğraflara ve ek bilgilere, deneylerin nasıl icra edildiklerine www.hado.net , http://www.thank-water.net , http://masaru-emoto.net adreslerinden erişebilirsiniz...Ayrıca sitelerdeki bir kaç makaleyi okuduğumda, arada bir düzenledikleri toplu dua törenlerinde "CHI" adını verdikleri enerji ile gökyüzünde bulut oluşturabildiklerini görmüşler. Dr.EMOTO bu konuyu eski topluluklardaki, bizim köylerimizde halen var olan "YAğMUR DUALARI" ile ilişkilendirmiş.Örneğin bu dua törenlerinde su yüzeyi bozuk olan,hafif dalgalı nehir sularının dua törenlerinden sonra dupduru bir hal aldığını fotoğraflamışlar. Suya gösterilen resimlerin, yazıların bile etkileri incelenmiş.http://www.thank-water.net/english/july25-2003/crystal.htm adresinde bu törenlerden önceki ve sonraki su kristalleri görülüp incelenebilir.Bazı insanlar bu bilgileri öğrendikten sonra "NE yani şimdi de suyla mı konuşacağız" diyorlar ve olayı çok basite indirgeyip farkında olmadan kendilerini "bu güzel bilgi nimetinin" zihnel açılımlarından uzaklaştırıyorlar. Farkında mısınız? Su, insan hayatındaki belkide en önemli gereksinim, ayrıca VÜCUDUMUZUN %70 inin SU dan ibaret olduğunu da biliyoruz. Güzel sözler söyleyip güzel sözler dinlemek insanda eminim başka açılımlar yaratıyor. Kelimelerin insanın biyolojik bedenine tesirleri var. Bana öyle laflar etti ki "vücut kimyam değişti" diyoruz ya bazen, işte bu konuda bununla ne kadar ilişkili değil mi? ıslamiyet inancımızda da güzel söz söylemek çok önemli.Yunus demiş ya hani,
SÖZ ola "KESE SAVAşI", SÖZ ola "KESTıRE başı",
SÖZ ola "AGULU AşI", "YAğ ile BAL" ide bir SÖZ
Hz.Musa ya ALLAH, Firavuna hitabında yumuşak sözle hitap etmesini öğütlüyor. Ayrıntılı bilgi için http://www.kuranikerim.com/islam_ansiklopedisi/G/guzel_soz.htm adresine bakabilirsiniz.Biz müslümanlar elimize aldığımız her NıMETE sükür ile bakarız, suyu içerken güzelliğini düşünürüz, önümüze gelen yemeğe ne olursa olsun nimet gözü ile bakar ALLAH'a şükrederiz. Sabah elimizi yüzümüzü yıkarken suyun güzelliğine ve varlığına şükrederiz. Her işimizde BESMELE OKURUZ. "Bu işi ALLAH adı ile ve "O ' nun adına" yapıyorum", deriz. ışlerimize güzel hislerle başlarız. Evdeki çiçeklerimizle güzel güzel konuşuruz. Çiçek büyütenler çiçeklerle güzel sohbetin farkını bilirler. Kuzuları,koyunları, tavukları, ördekleri olanlarda o canlıların sevildikçe daha bir farklılaştıklarını bilirler. Köpekleri olanlar bilirler ki köpek insanın bakışındaki hisleri bile algılar. Türkler eskiden beri hastalarını güzel müziklerle tedavi etmişlerdir.Avrupa hasta olan insanı bunun içinde şEYTAN var diyip sopalarla şeytan çıkarmaya çalıştığı zamanlarda, Osmanlı kurduğu şifahanelerde hastaları güzel sözlerle,şifalı terkiplerle tedavi etmiş, güzel müzikler ve su sesleri ile insanların ruhlarına hitap etmiştir. Amasya darüşşifası bu konunun ilk uygulayıcılarından sayılır,1309 yılında yapımı bitmiş, http://www.amasya.gov.tr/http/bimarhane.asp adresinden bu darüşşifa incelenebilir.Halen bu tedavi müzikleri yaşatan,insanlara seminerlerde anlatan ve malesef yine AVRUPA da daha çok ilgi gören bir topluluk var günümüzde. www.tumata.com adresinden hangi Türk musikisi makamının hangi hastalıklarda faydalı olduğunu öğrenebilirsiniz.Bu müzikler Tıp bilimine yardımcı bir alan olarak yurtdışında kullanılıyor. şimdilerde ise TÜMATA grubu "DAHı BEBEK" projesini başlatmış ve bebeklere dinletilmesi gereken müzikleri insanlara öğütlüyor. ınsanlar görmedikleri şeylere inanmamaya meyillidirler , elbetteki zamanla insanın algılayamadığı ama gerçekte var olan ve teknoloji geliştikçe algılanabilecek olan unsurları belki ömrümüz yeterse görebileceğiz. "Ne yani etrafımızda dolaşan algılayamadığımız unsurlar mı var,güleyim bari " diyenler için bu. Eğer bir radyonuz olsaydı çevrenizde yayın yapan radyoları dinleyebilirsiniz, onu da görmüyorsunuz ama inanıyorsunuz çünkü algılayabilecek araçlarınız var. Gözünüz mikropları görmüyor ama elektron mikroskopları bu bilgiyi size verebiliyor. Radar aygıtları göremediğiniz mesafelerdeki cisimlerden size haber veriyor. Bu bilgiler ne kadar 5 duyunuza yaklaştırılırsa o kadar inandırıcı oluyor. Marlo Morgan ın, "Bir Çift Yürek" kitabındaki Aborjinlerin telepati yoluyla birbirleriyle haberleşmesi, belki bir cihazla henüz tespit edilmediği için inandırıcı olmayabilir, fakat var mı derseniz evet var. Bizler "Kalpten Kalbe yol vardır" 'a da inanırız. Bazen arzuladığımız bir insanla yolda karşılaşırız. Tam bir insanı düşünürken telefonumuz çalar. Birini aradığımızda "gönlümden sen geçiyordun" der bazen bize.MAYIS ayında açıklanan bir projede, bir fen lisesi öğrencisi olan Nur KIPÇAK, NAZAR(göz değmesi-bakış) 'ın varlığını ve etkiliği yaptığı bilimsel çalışmayla ispat etti. Bu öğrenci için "Maşallah" dedi okuyanlar. "inşallah iyi bir ilim insanı olur" niyeti hepimizin gönlümüzden geçti. Seçtiği konu ise insanlık için daha önemliydi belki. Bu konunun ayrıntılarına http://www.sabah.com.tr/2005/05/03/gun105.html adresinden ve diğer başka adreslerden ulaşabilirsiniz.Geçmişimizden gelen ve şimdiki insanların bağnaz adetler dediği, çoğu şeyin mantığının var olduğu zamanla ortaya çıkarılıyor. Daha nice güzellikler görürüz inşallah...

*nuriye

Moderator

Posts: 1,117

Location: İstanbul

  • Send private message

2

Wednesday, March 18th 2009, 12:01pm

abla o aralarda galiba fotolar olacak :roll:
''Ey gönül!Canına üflenen nefhayla yan da kavrul!Amma lale gibi ol ki;halinden sadece ''yar'' haberdar olsun.''

3

Wednesday, March 18th 2009, 7:24pm

evet olacak ama yazdigim gibi fotolarini yükleyemedim.
bu iki linkte yazilar mevcut. siz ekleyebilir misiniz? fotolarda görülmeye deger....tsk ederim


http://www.risaleforum.com/showthread.php?t=13340
DUA ıLE SU KRıSTALLERıNıN DEğışıMı

http://www.geocities.com/uocal/sudaki_mucize/su_kristalleri.htm
Hislerin,sözlerin SU'ya yansıması
Su kristalleri ve Su'daki mucize

4

Sunday, May 17th 2009, 10:12pm

bu sayfa için tesekkurler de niye insanları dini bilgiler almak için bu kadar bunaltıyorsunuz.üye ol sonrada tesekkür et.Sayın site sahibi biraz düşün.

5

Sunday, August 16th 2009, 1:52pm

'Bilimsel olarak İslâm en doğru din



'Bilimsel olarak İslâm en doğru din"




Japon bilimadamı İslam üzerine bir araştırma yaptı. Kuran okunurken moleküllerin en doğru dizilime kavuştuğunu gördü!

İslam'ın en mükemmel ve doğru din olduğu "moleküler" olarak ispatlandı!

Japon bilim adamı Masaru Emoto, su molekülleri üzerine yaptığı araştırmalarda Kuran okurken veya hoca ezan okurken, sudaki moleküller meydana gelen titreşimle mükemmel bir altıgen dizilime ulaştığını tesbit etti.
Emo kısa bir süre önce Mısır'a giderek Kahire Üniversitesi'nde yaptığı araştırmanın sonuçlarını meslektaşları ile paylaştı.

"İSLAM EN DOĞRU DİN"

Mısır devlet televizyonunda Japon bilim adamının elde ettiği bulgular profesörler tarafından tartışmaya açıldı.
Kuran okunurken suyun nasıl değiştiğini tartışan bilim adamları, insan vücudunun yüzde 70'inin sudan oluştuğundan yola çıkarak İslam'ın en doğru din olduğu sonucuna vardı.

Ayrıca Kuran okuyan ve Allah'a duan eden insanların huzur ve mutluluk duymasının sebebinin de bu olduğu öne sürüldü.
Bu konuda daha fazla araştırmalar yapılması gerektiğine işaret eden Mısırlı akademisyenler, Kuran sesinin su moleküllerini değiştirmesi ile ibadet edenlerin şiddetten uzak durması arasında da bir bağlantı olduğunu savundu.


Aktifhaber

6

Sunday, August 16th 2009, 6:51pm

Zaman ihtiyarladıkça Kuran gençleşiyor Elhamdülillah...

wcf.user.socialbookmarks.titel

TopList:

ListeNur.de - islami siteler listesi

toolbar powered by Conduit

Rate this thread